Zeitgeist The Movie adlı belgesel ile başlayan ve Zeitgeist Addendum ile devam eden bir süreç, Jacque Fresco ve ekibini Venus Projesi konusunda daha aktif davranmaya itmiş olmalı ki yeni bir başlangıç yapmışlar.
Dünyaca ünlü bir gelecekbilimci (futurist) olan Jacque Fresco, bilimsel düşünceyi benimsemiş hemen herkesin kolayca kabulleneceği dünya görüşleri sunuyor, fakat bu görüşler uygulamaya geçemeyecek kadar zor görünüyordu. Hatta pekçok yerde düşünceleri ütopik olarak tanımlanıyordu. Örneğin ihtiyaç duyulan mal ya da hizmete istenildiği kadar ücretsiz sahip olmak imkansız gibi görünüyor.
Şimdi böyle bir ekonominin hayat bulduğu bir ada kurulabileceğini kanıtlamak için New Z-Land adında bir proje başlatılmış bulunuyor. Bu proje Kaynak Tabanlı Ekonomi Vakfı (RBEF Resource Based Economy Foundation) tarafından finanse edilecek. Vakıf tamamen bağışlara dayalı bir kaynak sistemi ile ayakta duracağını ve parasal sistemin tamamen ortadan kalkacağı zamana kadar aynı sistemi kullanamaya devam edeceğini en baştan kabul ediyor. Bağışta bulunanlar harcamalarını anlık olarak görebilecek, hatta sözgelimi kendi bağışı ile alınan bir küreğin gerçekten bahçe işlerinde kullanıldığından emin olmak için adadaki kameralar ile izleme yapabilecek.
Venüs Projesi de Zeitgeist Hareketi (Zeitgeist Movement) olarak perçok ülkede örgütleniyor. Türkiye örgütlenmesi üç site ile başlamış ama şimdilerde tek sitede karar kılınacak.
Tabi biz Türk olduğumuzdan aklımıza gelen türlü cinlikleri düşündüm be bunlara cevap aramaya çalıştım.
Bu çalışmaların Gülen Hareketi gibi birşey mi olduğunu düşündüm ama işin içinde dinsel bir kavram olmadığı için buna ihtimal vermedim.
Titan zinciri ya da Amway benzeri bir oluşum olabileceğinden şühelendim ama bu oluşum zenginlik ya da kazanç bir yana, katılımcılara "daha çok çalışmaktan" başka birşey vaadetmediği için bu şüphemden de kurtuldum.
İnsanların böyle bir vakfa katkıda bulunmak isteMEyeceklerini düşündüm ama aklıma Wikipedia, Sourceforge, Apache Software Foundation geldi ve başarılı olabileceklerine ihtimal vermeye başladım.
Şimdilik kafamda tek anlaşamadığım ve "delikanlıyı bozar abi" diye düşündüğüm nokta, tüm kontrol sistemlerinin hatta karar alma mekanizmalarının bilgisayarlara ve yapay zekaya bırakılması düşüncesi ki bu işin sonu Matrix'e varır diye korkmaktayım. Öte yandan çağlar boyu kararları insanlar aldı da ne oldu; kandan, kinden, savaşlardan ve adaletsizliklerden başka ne kazandırdık diye de iç geçirmeden edemiyorum.
Komplo Teorileri, Derin Devlet, Kabala, Hitler'in Gizli Örgütü, Masonizm, Siyonizm, Dünya Devleti vs deyince aklınıza ne geliyor?
Aslında önceleri hasta/saplantılı kişilikleri çağırıştırıyordu bana... Ama bir süredir öyle değil. Bu konulara merak sarmam bazı yaşadıklarımdan kaynaklandı. Ya da ben de saplantılı olmaya başladım.
Yaklaşık iki hafta kadar önce izlediğim
Zeitgeist ve Zeitgeist Addendum ile de doruğa ulaştı bu ilgim.
Evet bir takım yönetim merkezleri ve o yönetim merkezlerini yöneten başka yönetim merkezleri ve onları da yöneten, planlayan ve harekete geçiren odaklar var.
Asıl önemlisi bu odaklar o kadar etkili ki yanıbaşında kardeşleri bombalanan halklar bile hiç umursamadan yılbaşı kutlaması yapabiliyor.
İçinde bulunduğumuz bu alçak düzene alternatif sunmaya çalışanların sürekli tekrarladıkları ama hiç gerçekleşmeyecek olan şu : "Uyanın"
Bu konularda İnternet'te yayınlanan haberleri, bilgileri, mesajları yayınlamak için bir girişimde bulunduk.Adı İddialar.
Durum o kadar kötüleşmiş ki iddialar kelimesini duyan tüm arkadaşlarım "İddia tahminleri mi yayınlayacaksın" diye sordu.
Neyse efendim adres şudur:
www.iddialar.net
Altın Örümcek adı altında uzunca bir süredir verilmekte olan ve her yıl belli kişilerin kazanması kesin olan web ödüllerinin bu yıl düzenlenen hali oldukça enteresan.
Web uygulamalarını ödüllendirmeyi ve halka tanıtmayı hedeflediğini söyleyen organizasyonunda bu yıl paranız yoksa aday olamıyorsunuz.
Parası olmayanın katılamadığı yarışmada Kamu Kurumu olarak katılmak da ücrete tabi, sosyal topluluk olarak katılmak da...
Kamu Kurumlarından 30 YTL sosyal topluluklardan da 50 YTL talep eden yeni Altın Örümcek kurulunun internetin ne olduğunu anlamaktan uzak olması nedeniyle yeni bir web ödülleri yarışmasına ihtiyaç olduğu konuşuluyor.
Hayat akıp giderken aslında kısa dönemlerde ne kadar yoğun yaşadığımızı bilişimden de kaynaklanan bu ağır yorucu tempoyu nasıl kaldırdığımızı bazen hiç anlamıyorum.
Aynı hafta bunların hepsi olabilir mi?
Bir yanı .NET bir yanı Java ile yazılacak bir proje için iş görüşmesi.
Üstelik burada öyle garip bir topoloji var ki .NET'in erişeceği veritabanı tek yönlü çalışyor. Yani sadece veri aktarılabiliyor ve geri doğru data erişimi yok.
Video aktarımı için kullanılacak ve Blackberry üzerinde çalışacak JavaME uygulaması için iş görüşmesi.
Server yönetimi konusunda duayen bir isimden kurs alma görüşmesi,
Kendi projemizde Spring JSF entegrasyonu için kastırmalar ve aslında daha az kod yazacağım sandığım JSF'de dana gibi Faces tagları olduğunu görerek hüsrana uğramam.
BIND açığı ve açığın nasıl kapatılacağını bilmeden hala Ubuntu'daki BIND'ın bir düzelip bir bozulan ayarlarıyla uğraşmalar.
Web 2.0 projeleri için saçma sapan isimler aramam ve en sonunda mizah 2.0 adına kokar.ca ismini almam. Bu arada arkadas.ca, dost.ca gibi isimlerin tamamının boş olduğunu görmem.
Grails ve Groovy ile boğuşmalar ve anlamaya çalışmalar.
Apache Jack Rabbit tabanlı acayip content repository CRX ile çalışmalar.
Uzaktaki bir Red Hat Enterprise'dan sadece VNC erişimi açılması ve çok uğraşmama rağmen buna ssh root login verememem.
Sadece Gadgetlar ile web sitesi olurdu olmazdı münakaşaları.
webjam.com ve ning.com'u yeni keşfetmiş olma bedeviliğim.
Ve daha sayamadığım bir sürü geyik...
Allah bilişimcilerin yardımcısı olsun. Amin.
Nasreddin Hoca'nın bilgisayarı durup duruken kapanmış.
Nasreddin Hoca demiş ki:
-Ben zaten reboot edecektim.
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Nasreddin Hoca arkadaşının serverını almış bir süre kullanmış ve geri verirken yanında bir PDA vermiş.
Arkadaşı sormuş:
-Hocam bu ne?
-Senin server doğurdu.
Aradan zaman geçmiş Nasreddin Hoca yeniden aynı arkadaşın serverını almış. Fakat bir türlü geri vermemiş. Arkadaşı serverı istemeye gitmiş. Nasreddin Hoca da demiş ki:
- Senin server sistem down.
- Nasıl olur Hocam. Koca server down olur mu?
- Doğurduğuna inanıyorsun da down olduğuna niye inanmıyorsun bre densiz.
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Nasreddin Hoca'nın bilgisayarına lamer girmiş. Arkadaşları konuşmaya öğüt vermeye başlamışlar:
-Hocam firewall koysaydın,
-Hocam updatelerini yapsaydın,
-Hocam antivirüs kursaydın...
Nasreddin Hoca sinirlenmiş.
-Ulan hep bana kızıyorsunuz, lamer'ın hiç mi suçu yok.
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Bill Gates Nasreddin Hoca'nın köyüne birsürü Windws server vermiş. Bu serverlar yazılım lisansları, update'ler ve danışmanlık ücretleri nedeniyle köylülerin altından kalkamadığı bir meblağa ulaşmış.
Köylüler Nasreddin Hoca'ya giderek:
-Hocam sen bizim büyüğümüzsün gel şu Bill Gates'e gidelim bu serverları alsın ucuz serverlar alıp Linux kuralım, cluster yapalım demiş.
Hoca da;
-Tamam tabi olur zaten ben özgür yazılımın en büyük savunucusuyum demiş ve önde Nasreddin Hoca arkada köylüler yola düşmüşler.
Yol gittikçe Nasreddin Hoca'nın arkasındaki köylüler azalmış. En sonunda Bill Gates'in karşısına Nasreddin Hoca tek başına çıkmış ve demiş ki:
- Ey yüce haşmetlü Bill Gates, senin bu windws 2003'ler bizi kesmedi sen bize windws 2008 ver.
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Micrsoftçu Nasreddin Hoca open source portal açmış.
Open source camiası gülmüş ve:
- Yapma hocam hiç koca open source camiasında bu portal tutar mı? demiş.
Nasreddin Hoca cevap vermiş:
-Ya tutarsa!.