Değerli dostum Erol Dizdar tarafından
Gelecekonline'a yeniden güncel haberler eklenmeye başladı. Sitenin tasarımında da biraz değişiklik yaptık.
Umarım Gelecekonline müdavimleri beğenir.
Şöyle bir deneme yapıyorum:
Friendfeed'e kendi üyeliğimden site RSS'ini gösterdim. Yeni bir blog girdiğimde bir süre sonra Friendfeed bunu çekip benim girdiğim bir feed olarak profil sayfamda gösteriyor.
Öte yandan benim sitede Friendfeed sayfası da gidip benim dirdiğim ne kadar feed varsa bunları listeliyor tabi belli sayıda.
Ama Friendfeed'den kendi kayıtlarımı çekerken zaten sitede olanlar da geliyordu bunu engelledim.
Bir de sitenin Friendfeed üzerinde görünen RSS beslemesi bilgileri altına yorum yazılırsa bu yorumun site üzerindeki yorumlara da eklenmesini sağlamaya çalıştım.
Şimdi deneme olarak bu yazıya Friendfeed üzerinden bakıyorsanız test yorumlar girin. bakalım sitede de görünecek mi.
Olursa bunun tam tersini de deneyeceğim yani siteye girilen yorum Friendfeed 'de de görüntülensin ama bu daha kazık çünkü oturum açmayı sağlamam lazım.
Arkeoloji, Wikipedia'da yazdığına göre "Kazı bilimi veya kazıbilim; kazı vb. yöntemlerle ortaya çıkarılan tarihî yapıtları kültürel, sanatsal ve tarihsel yönden inceleyen bir bilimdir."
Bu kapsam İnternet'e uyarlanırsa İnternet Arkeolojisi : "İnternet Tarihini öncesi ve sonrasıyla aydınlatmak için yazılım, donanım ve ağlarda araştırma yapan; data mining gibi yöntemler kullanarak eksik ve/veya mantık örgüsü kopmuş bilgileri tamamlamaya çalışan bilim dalıdır." denebilir.
Böyle bir bilim var mı bilmiyorum ama yoksa da birgün olacağı kesin.
Muhtemelen en büyük kaynak da
web.archive.org olacaktır.
Facebook, Twitter, Friedfeed, Delicious, Fizy, Last Fm, Picasa, Youtube, Dailymotion benzeri yeni siteler birbirine API'ler ile bağlanıyorlar ve birinde olan bir değişiklik diğerlerinde de güncellenebiliyor.
İşim gereği hepsini kullanmak ve anlamak durumunda olduğumdan "bu gereksiz aletleri neden kullanmıyorum" başlıklı bir yazı yazamıyorum üzgünüm. Yani hepsinde hesabım var ve hepsinin nasıl çalıştığını anlamak durumundayım.
Fakat istiyorum ki bu sitelerdeki yazılarımın merkez üssü muharremtac.com olsun. Dolayısı ile kalkıp microblogging yapacağım diye Twitter'a data girmeyeyim. Ben yazımı siteme gireyim orası benim yazımı çeksin.
Bunu Facebook'da yaptım. Siteme gelenlerin saysı da arttı tabi.
Bir de Google'ın OpenSocial diye yırtındığı bir API vardı o galiba tamamen elinde patladı çünkü Twitter'ın da yükselişiyle birlikte herkesin herkese destek verdiği bir yapı ortaya çıktı. Tüm sosyal siteleri birbirine bağlamak amacıyla ortaya çıkan Google ve Orkut da kendi başına takılıyor.
Bilişimde neyin ne olacağını kestirmek güç.
Bakalım bu yazı Facebook, Friendfeed ve Twitter'da çıkacak mı?

Memleketim Bursa'ya bir Bursa şirketi olan
Nette tarafından süper bir portal yapılmış.
Ceviz.Net'den dostlarımız
Sercan Virlan ve
Yusuf Koç'un da görev aldığı proje herşeyden önce Busa için harika bir rehber olma amacında.
Ülkemizin bu büyük ve güzel vilayetinde şimdiye kadar çoktan olması gereken portalde Bursa'da gerçekleşecek etkinlikler, Kültür Sanat, Ekonomi haberleri, güncel olaylar sunuluyor.
Site gerek renk uyumu, gerek hızı ve performansı ve gerekse güncel web tekniklerini barındırmasıyla çok popüler olacak gibi görünüyor.
Yayın hayatında başarılar diliyoruz.
Bursaportal
Ceviz.Net yöneticilerinden Yunus Özay'ın Ülkemizde Cold Fusion kullanımını yaygınlaştırmak ve bu teknolojinin gücünü yeni yazılımcılarla buluşturmak için açtığı
CfCube | Coldfusion ve Teknoloji sitesi yayına girdi.
Site açık kaynak kodlu bir Cold Fusion içerik yönetim sistemi olan
Mangoblog altyapısını kullanıyor.
Makaleleriyle yakında son derece zengin bir site olacağını söyleyebiliriz.
Malum BT Tekeli şirkete yeni cephe açtık hayırlı olsun.
Almanya Massel Pit'de 1983 yılında bulunan 47 milyon yıllık primatların atası olduğu düşünülen IDA adlı fosil ABD'de sergilenmeye başlayacağı için Google logosu olmaya hak kazandı. Bizim Wordpress'ci taife hemen bu cümleyi sayfa başlığına yazarak Google logosuna tıklayanların ilk çıkan sonuçları arasına girmiş.
Ama enteresan olan bu girişimci ruh değil sayfalara yapılan yorumlar.
"Allah o darwini zaten obür dünyada maymuna çevirmiştir ama yine de söyleyeyim ben Hz.Adem A.S'dan geldim"
"Maymundan gelenler düşünsün ben insanım ve insan olmaya devam ediceem"
"ya siz bu teoriye innanmayan insanlar varya kanıtlanınca tamamen ne durumda olacaksınız biliyomusunuz.dünyanın öküzün boynunda olduğunu düşünen insalarlar gibi (biz şimdi onlara mal diyoz) sizlere gelecek kuşaklarda artık neder bilemem valla ama bana göre tek hücreliden farkınız yok sadece çoğalmaya meillisinizdir okadar"
"darwin denen arkadaşın soyu maymundan gelme değil öküzden gelme. düşününce bana hak vereceksiniz. bunların hepsi öküz. bulunan en eski fosil diye sevinmiyolarda , atamız tezyemiz bulundu diye seviniyorlar. eee nede olsa akıl. her yere kayıyor.",
Peki akla yatkın bir yorum var mı evet sanırım bir tane buldum. İşte budur:
"Dostlar çoğunuz doğal seleksiyonu kabul ediyorsunuz ama onun kaçınılmaz sonuçlarını göz ardı ediyorsunuz. Streptokokus Pneumonia’yı nasıl bilirsiniz mesela? Hatırlatıyım. Kendisi zatüre yapan bir bakteridir. Penisilinle tedavi edilir. Ammma velakin artık penisilinle tedavi edilemeyen bir nesil gelişmiştir. Çünkü iskeletinde kendisi için avantajlı bir mutasyon gelişmiştir. Birazda insandan konuşalım. DNA üzerindeki t(9,22) mutasyonu bir çeşit lösemi yapar. Imatinib ilacı da alır bu mutasyonu düzeltir. Bu düzeltme testis hücresinde olursa bisonraki nesil artık lösemi olmaz. Güzel kardeşlerim, aziz dostlarım. Evrimi reddetmekle dinimizi yüceltmiyorsunuz. Tam aksine dini evrimin zıttı gibi göstererek yüzlerce dindaşımızı her geçen gün dindan soğutuyorsunuz. Hz. Adem bu evrimin ilk düşünebilen temsilcisiyken. Onun bir üst neslini düşünemeyen bir başka canlı olarak kabul etmektense maymun diyerek küçümsüyor ve özünde inancımıza da hakaret etmiş oluyorsunuz.
Saygılarımla."

Resim: National Geographic
Web sayfalarıyla ilk tanışmam 1997 yılına rastlar. O zamanlar internet kafeler yeni açılıyordu ve ben de merakımdan girip ne oluyor diye bakmıştım. Altavista, Yahoo, Excite gibi arama motorlarının olduğu bir sayfaya bir kelime yazmış ve dakikalarca beklemiştim.
Sonuç benim için hüsrandı. Bilim ve Teknik Dergisi'nin o zamanki sayılarında anlatılanlardan eser yoktu.
İnternetin geleceğine dair hiç iyi olmayan şeyler düşünmeye başlamıştım.
Sonra askere gittim. 1997 Kasım - 1999 Nisan. Askerden gelince bir bilgisayar kursuna yazıldım. Aziz dostum Halil Koçak "gel sana iş buldum : internet kafe" deyince aptallaştım. Çünkü bilgisayarlara ait bildiğim ne varsa unutmuştum ve bu kursta hatırlama süresini çoktan aştığımı anlamıştım.
Timsah havuzuna itilince sıçraya sıçraya havuzun karşısına geçen cesur adam misali tamamen şansın ve Arnavut inadımın sayesinde ağ kurmayı, internete bağlanmayı, bilgisayar parçası değiştirmeyi ve bilimum gereksiz bilişim ameleliğini öğrenmiştim. Hatta 23 yaşında bir gencin 14 yaşındaki bir çocuktan Mirc ile chat yapmasını da öğrendiğini düşünün.
O dönemlerde tanıdığım bilgisayar ile ilgilenen kim varsa tek bir şey yapmaya çalışıyordu : web sitesi...
İşte ben de o gönemde Xara adlı program ile yaptığım gifleri Crosswinds'ın sunucularına CuteFTP ile göndermiş ve ilk sayfamı açmıştım.
Aradan 10 yıl geçmiş.
Bu 10 yılda ne değişmiş derseniz;
10 yıl önce Hocam Dr.Hakkı Öcal'ın JavaScript kitabına baka baka alert çıkarmaya çalışırken şimdi jQuery ile ajax sayfalar yapıyorum.
10 yıl önce FrontPage Express ile sayfa tasarlamaya çalışırken şimdi tamamen elde HTML kodluyorum.
10 yıl önce Ferda Tanyeri'nin kitabından baka baka Java Appletleri yazmaya çalışırken şimdi Java teknolojileri ile yazılım geliştiren bir şirkette Martı'da çalışyorum.
10 yıl önce Paint Shop Pro kullanmaya çabalarken şimdi o dönem çok korktuğum azman Photoshop ile içli dışlı vaziyetteyim.
10 yıl önce dosyaları gönderdiğim yerin neresi olduğunu dahi bilmezken şimdi evdeki sunucudan yayın yapıyorum.
10 yıl önce çıktığım bu yolda tamamen yanımdaki iyi insanların, şansın ve Arnavut inadımın sayesinde bilişimci olarak yaşıyorum ve bilişim camiasına hizmet etmeye çalışıyorum.
10 yıl sonra yine burada olabilir miyim? Allah bilir.
Komplo Teorileri, Derin Devlet, Kabala, Hitler'in Gizli Örgütü, Masonizm, Siyonizm, Dünya Devleti vs deyince aklınıza ne geliyor?
Aslında önceleri hasta/saplantılı kişilikleri çağırıştırıyordu bana... Ama bir süredir öyle değil. Bu konulara merak sarmam bazı yaşadıklarımdan kaynaklandı. Ya da ben de saplantılı olmaya başladım.
Yaklaşık iki hafta kadar önce izlediğim
Zeitgeist ve Zeitgeist Addendum ile de doruğa ulaştı bu ilgim.
Evet bir takım yönetim merkezleri ve o yönetim merkezlerini yöneten başka yönetim merkezleri ve onları da yöneten, planlayan ve harekete geçiren odaklar var.
Asıl önemlisi bu odaklar o kadar etkili ki yanıbaşında kardeşleri bombalanan halklar bile hiç umursamadan yılbaşı kutlaması yapabiliyor.
İçinde bulunduğumuz bu alçak düzene alternatif sunmaya çalışanların sürekli tekrarladıkları ama hiç gerçekleşmeyecek olan şu : "Uyanın"
Bu konularda İnternet'te yayınlanan haberleri, bilgileri, mesajları yayınlamak için bir girişimde bulunduk.Adı İddialar.
Durum o kadar kötüleşmiş ki iddialar kelimesini duyan tüm arkadaşlarım "İddia tahminleri mi yayınlayacaksın" diye sordu.
Neyse efendim adres şudur:
www.iddialar.net
30 November 2008 Sunday
Etiketler:
İnternet
Nasıl? Siz de Facebook'un saçmalayan gruplarından rahatsız mısınız? O zaman bir de Ünlü Emniyet Amiri Zafer Ercan'ın Bingöl'e Bin El isimli grubuna bakın.
İstanbul'da görev yaptığı dönem büyük sosyal projelere imza atan Bağımlılık Uzmanı Narkotik Amiri Zafer Ercan şimdi Bingöl'de aynı misyonunu sürdürüyor.
Siz de destek olmak isterseniz Bingöl'e spor malzemeleri gönderin ve gençlerin zararlı eğilimlere değil yararlı aktivitelere teşvik edilmesine katkıda bulunun.
Adresler :
Facebook Grubu:
www.facebook.com/group.php?gid=39359201835
Zafer Ercan Web Sitesi
www.zaferercan.com


Türk İnternet Tarihi'nin ilk dönemlerinde büyük sistemlere girerek ilk resmi hacker ünvanını alan üstat
Tamer Şahin,
Gelişim Platforumu'nda bir söyleşi düzenledi.
Uzun zamandır İnternet'ten görüştüğümüz ancak bir türlü tanışamadığımız Tamer Şahin ile tanışma fıstatı da buldum.
Açıkçası kendisinin bu kadar mütevazi olduğunu da tahmin etmemiştim.
Söyleşide hack, hacker, bilgi güvenliği, kişisel bilgilerin gizliliği kavramları üzerinde güzel beyin fırtınaları yaptık.
www.truecrypt.org konusunu da bilmiyordum bu söyleşide öğrendim.
Malumunuz veçhile bilişmcilerin asosyal olduğu yönünde ciddi iddialar vardır efendim.
Fakat bu iddiaları geri çevirmek için çalışma başlatmış olan
Ceviz.Net yönetimi olarak profil sayfaları, sosyal grup sayfaları olan yeni sürüm vBulletin ile sosyal bir bilişimci networku oluşturmaya çalışıyoruz.
Tüm bilişim camiasını bekleriz.
Groovy scripting dili, Hibernate, Spring gibi Java teknolojilerinin gücünü ardına alarak son derece hızlı uygulama geliştirme süreçlerine olanak sağlayan Grails makalelerinin ilkini Ceviz.Net'te yayınladım.
Ceviz.Net Grails makalesi
Bundan yaklaşık beş ay öncesine kadar Java ile portallar yazıldığını duyar, portlet widget, gadget gibi kelimeleri de kulak kabartarak dinlerdim. Ama beş aydan beri işin içine tamamen girmiş bulunduğumuzdan şirket olarak da bu konsepte hakim olduk.
Burada sözünü ettiğimiz portal kavramı aslında bir tür web tabanlı uygulama çatısı. Siz uygulamalar yapıp portala deploy ediyorsunuz ve işin ilginç yanı burada kullandığınız framework Struts, Spring ya da JSF olabiliyor. Önyüzde sayfalarınız sadece body içinde ne varsa onlardan oluşuyor. Formlarınız, metinleriniz en üstte bir HTML konteynırı içinde bulunuyor. Liferay gibi portaller kendilerine ait veritabanlarında portletlerin konu ve ayar bilgilerini tutuyorlar, kullanıcı yönetimi için de api sağlıyorlar.
Liferay'i diğer portlallerden ayıran en önemli özelliği açık kaynak olması ve kendine ait genişletilebilirlik imkanları.
İlerleyen zamanlarda Liferay hakkında yazmaya çalışacağım.

Evdeki test makinesinde Pardus 2007.3 testleri yaparken aklıma benden çok daha fazla donanım imkanı olan kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT'a konudan bahsetmek geldi.
Fedora Core 7'ye tanıtmak için göbeğimi çatlatan Ahteros chipsetli D-link ethernet kartını otomatik tanıyınca Pardus'un başka hangi donanımları otomatik tanıyacağını merak etmiştim. Ayrıca Beryl'yi GeForce 2 gibi çok eski bir karttan çalıştırmış olması da Pardus'un öncekilere nazaran çok iyi bir durumda olduğunu düşündürmüştü.
Adem durum bu dedim. Bana yardım et. Bu Pardus'u ne bulursak deneyelim.
Kendisi de sağolsun tamam dedi.
Üç günde wirelesstan bluetootha, digital tv kartından normal tv kartına, serial ata'dan çeşit çeşit usb belleklere, webcamlerden Dual Core'a kadar ne bulduysak denedik. bu kadar testi Pardus geliştiricileri bile yapmamıştır sanırım.
Sonuç olarak Windows'un driverlarla bile tam verim alınamayan SATA'dan SCSI olarak tam verim aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir bluetooth aygıtından Motorola cep telefonuna dosya gönderdik aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir webcam'den Kopete ve Amsn üzerinden görüntülü haberleştik,
Windows'un partition'larını tanıyamadığı bir harddiski kurtardık,
Windows'a tanıtılamayan PCI ADSL, USB ADSL ve 56K modemi tanıttık,
Ve sonunda Casper Nirvana'da da tüm donanımı tanıyıp tanıyamayacağına bakmaya karar verdik. Önce Pardus 2007 ile deneme yaptık ve maalesef hiçbir şeyi görmedi. Sonra Pardus 2007.3 yükledik ve sistemde fireware hariç tüm donanımı tanıdığını gördük.
Benden sonra kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT iyice aşarak Pardus 2007.3 yüklü bir harddiski başka bilgisayarlara takıp sistemin başlayıp başlamayacağına bakmış ve 3 bilgisayarda Pardus 2007.3 yine tüm donanımı tanıyarak ve başlatma hızı olarak da bir fark göstermeyerek çalışmış.
Pardus 2007.3'ün 1991 yılından beri uğraştığım bilgisayarlarda şu ana kadar gördüğüm en başarılı masaüstü işletim sistemi ve bundan sonra göreceğim en başarılı işletim sistemleri de muhtemelen Pardus'un yeni versiyonları olacak.
Uzun süreden beri Biletix'in PHP'den Java'ya taşınmasını örnek gösterip Javacılık'a baş koymakla ne kadar iyi ettiğimi söylüyordum ki birden Sahibinden.com gibi devasa bir Java kalesi PHP'ye geçti.
Bu da yetmezmiş gibi ne zaman Biletix'e girsem "Şu an sunucularımız çok yoğun lütfen bekleyiniz" mesajını alıyordum ve bu durum çok canımı sıkıyordu. Normalde bu çapta dev bir şirketin hele Ticketmaster ile de anlaştıktan sonra altyapı olarak minimum 3 makineli bir application server cluster kullandığını sanıyordum ki bugün aşağıdaki görüntüye tesadüf ettim.
Evet koskoca Biletix, Java diye Tomcat üzerinde çalışan bir uygulama kullanıyor. Eğer sistemin önünde bir loadbalancer varsa ve arkada pekçok Tomcat duruyorsa birşey diyemem. Ancak ilerisi için hiçbir Java teknolojisi kullanılmayacakmış gibi en azından JBOSS gibi bir uygulama sunucusu düşünmemiş olmaları çok yanlış.
Tabi güvenlik sorunsalı olarak da bu şekilde sunucu isminin görünmesi insanın aklına binbir türlü soru işareti getiriyor.
Umarım bana bu bu ekran görüntüsünü yayınladığım için kızmak yerine sistemlerini ve güvenlik düzeylerini iyileştirirler.
Java'nın karizmasını çizmeye kimsenin hakkı yok.
Martı Genel Müdürü Nuri BESEN 20 yıllık IT tecrübesini
http://nuribesen.blogspot.com adresinden yazılımcılarla paylaşıyor.
Blogda Java developerların ender karşılaştıkları sorunlara kesin çözümler ve Sonic, Actional gibi ürünlerle temsil ettiğimiz SOA makaleleri bulacaksınız.
Son günlerde Joost diye bir internet televizyonu furyasıdır gidiyor. Bunun ne olduğunu merak ettim ve gördüm ki yazılımı indirmek için ya Joost'a mail adresinizi verip bekleyeceksiniz ya da birilerinden davetiye göndermesini isteyeceksiniz. Tabi hemen küçük bir araştırmayla beklemeden Joost davetiyesi veren iki yer buldum ve yazılımı kurdum.
Yazılım 1.7 Centrino işlemci, 1 Gb RAM, 256 Mb ekran kartı laptopumda kasıldı kaldı. Fakat açılınca hızlanmaya başladı ve gördüm ki görüntü kalitesi gerçekten çok yüksek. Network analizine bakınca herşeyin UDP'den gidip geldiği onlarca Joost IP'si ve bir onlarca daha başka şirkete ait stream server IP'leriye irtibat halinde olduğumu gördüm.
Evdeki Telekom'un 1024 ADSL bağlantısına rağmen sağladıkları görüntü kalitesi dışında Real, Southcast ya da Windows Media televizyonlarından ne farkı olduğunu anlamadım. Fakat pazarlama açısından epey bir farkları olduğu açık çünkü neredeyse herkes internet televizyonu deyince Joost anlamaya başlamış.
Joost Web site :
joost.com
Beklemeden Joost davetiyesi :
joost.com/presents/gigaom-newteevee/

Türkiye'nin en büyük ve köklü e-ticaret sitelerinden
Kangurum, yeni tasarım ve daha yüksek performans sunan yeni versiyonunu açıyor.
Martı Bilişim tarafından kodlanan ve
Aplimax tarafından tasarlanan sitede ön yüzde Ajax ve Flash arka planda J2EE kullanıldı.
Blog olayına bir türlü alışamamşıtım aslında. Ama insanın sağlam bir yerde kendi günlüğünü tutması çağdaş insanın bir gereksinimi olmaya başladı sanırım.
Bir de insanın kendini adadığı konu bilişim olunca, bilişime ayırdığı sayfalara eften püften şeyleri yazamıyor.
Neyse efendim
"Bilişim harici yazılar." başlığıyla blogumu açtım. Oraya yorum da yazılabiliyor.
"Neden interaktif birşeyler yapmıyorsun" diyen arkadaşlara duyurulur.
Adres :
http://muharremtac.blogspot.com
06 March 2007 Tuesday
Etiketler:
İnternet

del.icio.us iyi kullanılırsa çok yararlı bir hizmet. Firefox için geliştirilen eklenti ile kısayollarınızı çok daha aktif kullanabilirsiniz.
Bir siteyi ya da URL'i kısayollarınıza eklemek için sağ tuş ile
Tag This Page... demeniz yeterli. Önceki kategorileriniz ya da del.icio.us'un önerdiği kategorilerin ajax autocomplete ile hazırlanmış olması da kullanışlılığı çok arttırıyor.Eğer siz de portable olmak için Portableapps'tan ümidinizi kesmişseniz bu eklenti tam size göre.
Eklenti adresi:
https://addons.mozilla.org/firefox/3615/
11 March 2005 Friday
Etiketler:
İnternet
İnternet bize herşeyin yazılıp çizilebileceği, atışın serbest olduğu bir arena olarak anlatılmıştı. Şimdi ise görüyorum ki bunu yanlış anlayan bir takım sözde internetçiler web sitelerini kullanarak alenen kişilik haklarına saldırılar yapıyorlar, kendi eposta adreslerinden başkalarına hakaretler ediyorlar, satın aldıkları abidik gubidik domainleri yönlendirmemeleri gereken yerlere yönlendiriyorlar...
Bu kişilerin doğası gereği bu türden saçmasapan işlerle iştigal ettiklerini düşünüyorum. Yani bu şahıslar suç işlemek için interneti seçmişler ve internet olmasa başka şekilde suça dayalı hayatlarını sürdürürler.
Fakat bana garip gelen bunların normal karşılanması gerektiğini düşünenler ve her kriminal olaya
"internet özgürlüktür" mantalitesinden yaklaşmaya çalışanlar...Bu tiplere çok gülüyorum. Eğer bunun bir mantığı gerçekten varsa anlamak isterim.
Aslında buradaki "internet özgürlüktür" sığıntısı bakınız bilinçaltındaki ne gibi gerçeklere tekabül ediyor, örneklerle inceleyelim efendim:
Biri birine web sitesinden hakaret eder,
İnternet özgürlüktür (iyi olmuş canıma değsin, zaten onlar yazmasaydı ben basacaktım kalayı)
Birileri Devletin itibarını sarsan yazılar yazar, terör örgütlerine destek verir,
İnternet özgürlüktür (ben zaten bu devleti beğenmiyorum, yaşasın şeriat)
Yavaş yavaş bu suç türleri ile normal hukuksal mücadelenin yetersiz kaldığını düşünmeye başladım. Fakat tabii ki
hackleyeceksin bir iki tanesini internet meydanında bak bakalım bir daha yapıyorlar mı diye düşünmeyecek kadar hukuka ve adalete inanıyoruz hamdolsun...
Ferruh Mavituna 'yı tanımayan yoktur sanırım .
Kendisi ile Bilişim Güvenliği hocamız olduğu zaman tanışmıştık .
Sitesinde benden ve muharremtac.com 'dan söz etmiş . Ben de bu günlerde sitedeki yoğunluğu anlamaya çalışıyordum. Bir başka siteden bu kadar çok ziyaretçi gelince bizim site yavaşlamaya başladı.
"Çökertir" diyorlardı doğruymuş demek ki... Teşekkür ederim üstad .
Devamı

Avukat Ali Osman ÖZDİLEK , hem bir bilişimci hem de bir hukuk adamı olarak son derece başarılı bir kitap yazmış . Papatya Yayınları 'ndan çıkan kitapta İnternet ve Hukuk arasında teknik, hukuksal ve mantıksal bağlantılar kurulmaya çalışılarak yerli ve yabancı mahkeme kararları ve hukuki düzenlemeler ışığında çeşitli sorulara cevap aranmış.
Devamı
Elektronik imzanın hukuki ve teknik yönleri ile kullanımını düzenleyen yasa tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
"Elektronik İmza Kanunu Tasarısı", güvenli elektronik imzayı tanımlanırken, bunun hukuki sonucu ve uygulama alanını da belirtiyor. Buna göre, güvenli elektronik imza, elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğuracak. Kanunların resmi şekle veya özel bir törene tabi tuttuğu hukuki işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemeyecek.
Devamı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğrencisi değerli arkadaşım Erdem USLAN'ın hazırladığı
www.paketsite.com internette sık rastlanan bir soruna kökten çözüm getiriyor:
Web sitelerinin isim tescili,bulundurma hizmeti ve tasarım konularını birleştirerek tek hamlede tümüne çözüm getiriyor.
Devamı

Tarihin derinliklerinde savaşırken,ticaret ya da korsanlık yaparken batmış gemilerin izleri peşinde koşan sualtı arkeologlarının çalışmalarının toplandığı büyük bir site.
http://ina.tamu.edu/
Devamı
19 August 2002 Monday
Etiketler:
İnternet
www.mit.gov.tr'de yaptığım kısa bir gezintide gördüm ki site tamamen değişmiş.Tasarım harikası bir site olup çıkmış.
Devamı
Bilişim Dünyasının en aktif forumu ocal.net forum yenilendi.
Devamı
bursa.gen.tr'ın kurucusu ve sahibi değerli arkadaşım Erdinç AKAN ile kısa süreli iznimde gittiğim Bursa'da bilişim dolu uzunca bir sohbet ettik.
Devamı