Şöyle bir deneme yapıyorum:
Friendfeed'e kendi üyeliğimden site RSS'ini gösterdim. Yeni bir blog girdiğimde bir süre sonra Friendfeed bunu çekip benim girdiğim bir feed olarak profil sayfamda gösteriyor.
Öte yandan benim sitede Friendfeed sayfası da gidip benim dirdiğim ne kadar feed varsa bunları listeliyor tabi belli sayıda.
Ama Friendfeed'den kendi kayıtlarımı çekerken zaten sitede olanlar da geliyordu bunu engelledim.
Bir de sitenin Friendfeed üzerinde görünen RSS beslemesi bilgileri altına yorum yazılırsa bu yorumun site üzerindeki yorumlara da eklenmesini sağlamaya çalıştım.
Şimdi deneme olarak bu yazıya Friendfeed üzerinden bakıyorsanız test yorumlar girin. bakalım sitede de görünecek mi.
Olursa bunun tam tersini de deneyeceğim yani siteye girilen yorum Friendfeed 'de de görüntülensin ama bu daha kazık çünkü oturum açmayı sağlamam lazım.

Bilindiği gibi Amazon, Kindle adlı bir e-book okuyucu geliştirdi. Aslında bu başlı başına internetten izole bir network ve istediğiniz kitabı anında ücreti mukabili okuyabiliyorsunuz.
Ama elde taşınacak cihaz hiç kitap duygusu vermiyor. Kitap okurları da ellerinde tetris aleti gibi bir aletle dolaşmayı sevmezler.
Böyle birşey daha önce de yapılmış olabilir belki ama görmedim duymadım bilmiyorum. Gözlük şeklinde kullanılabilecek bir yansıtıcı ile ele sadece beyaz bir kağıt parçası alarak kitap,gazete, ıvır zıvır okunabilir. Böyle bir yansıtıcı, göz ile hemen hemen aynı seviyede olacağından kırışıklıklarda da görüntü bozulması olmaz.
Mesafe arttırılarak büyük ekrana da devasa görüntüler aktarılabilir. Ama tabi burada ısı en büyük etken. Muhtemelen yansıtıcı cihazlar bu hızla küçülmeye devam ederlerse olabilecek bir teknoloji.
Resimdeki görüntü olayı anlatıyor sanırım. Arkadaş hafif Clark Kent gibi oldu farkındayım ama ne yapalım.
Facebook, Twitter, Friedfeed, Delicious, Fizy, Last Fm, Picasa, Youtube, Dailymotion benzeri yeni siteler birbirine API'ler ile bağlanıyorlar ve birinde olan bir değişiklik diğerlerinde de güncellenebiliyor.
İşim gereği hepsini kullanmak ve anlamak durumunda olduğumdan "bu gereksiz aletleri neden kullanmıyorum" başlıklı bir yazı yazamıyorum üzgünüm. Yani hepsinde hesabım var ve hepsinin nasıl çalıştığını anlamak durumundayım.
Fakat istiyorum ki bu sitelerdeki yazılarımın merkez üssü muharremtac.com olsun. Dolayısı ile kalkıp microblogging yapacağım diye Twitter'a data girmeyeyim. Ben yazımı siteme gireyim orası benim yazımı çeksin.
Bunu Facebook'da yaptım. Siteme gelenlerin saysı da arttı tabi.
Bir de Google'ın OpenSocial diye yırtındığı bir API vardı o galiba tamamen elinde patladı çünkü Twitter'ın da yükselişiyle birlikte herkesin herkese destek verdiği bir yapı ortaya çıktı. Tüm sosyal siteleri birbirine bağlamak amacıyla ortaya çıkan Google ve Orkut da kendi başına takılıyor.
Bilişimde neyin ne olacağını kestirmek güç.
Bakalım bu yazı Facebook, Friendfeed ve Twitter'da çıkacak mı?
Son günlerde hızla artan Netbook'lardan Asus, Toshiba, Crea, LG gibi markalar, Türk Telekom ve TTnet tarafından uygun fiyata satılmaya başladı.
Fakat burada dikkat edilecek husus bazı mühendislik kısıtlamaları nedeniyle tam bir mobilite sağlanamaması.
Netbook'lar küçük, hafif ve Intel Atom işlemcisini kullanabildiği için epey hızlı, bildiğimiz PC ayarında aletler ama hiçbir zaman bir cep telefonu kadar "taşınabilir" değil. Cep telefonları da boyutları ve tasarım kaygıları nedeniyle hibir zaman Netbook'lar kadar hızlı olamayacaklar gibi görünüyor. Blackberry ve Iphone gibi başarılı cep bilgisayarları var ama onlar da normal bir PC'nin gücünde değil ve olması gerektiği kadar küçük ve zarif değil.
Bu kısıtları aşmanın bir yolunu buldum sanırım. Cep telefonları istediği kadar incelebilecek ve netbooklar da klavyeyi ekranı nereye yerleştireyim diye düşünmeyecek.
Buna taşınabilir server diyebiliriz. Netbook boyutlarında bir kutu düşünün ekran ve klavye yok.
Cep telefonu ile bağlanabileceğimiz gibi evdeki LCD ekran ve klavyeniz ile de bağlanabiliyorsunuz. Basitçe mantığı aşağıdaki resimde anlatmaya çalıştım.
Memleketimiz Java Dünyasının genç üstatlarından Melih Sakarya'nın blogu Java'nın hemen her uygulama alanından güzel örneklerle dolu.
Java Teknolojilerine ilgi duyan herkese şiddetle tavsiye olunur.
Adres :
www.melihsakarya.com
Groovy scripting dili, Hibernate, Spring gibi Java teknolojilerinin gücünü ardına alarak son derece hızlı uygulama geliştirme süreçlerine olanak sağlayan Grails makalelerinin ilkini Ceviz.Net'te yayınladım.
Ceviz.Net Grails makalesi
Bundan yaklaşık beş ay öncesine kadar Java ile portallar yazıldığını duyar, portlet widget, gadget gibi kelimeleri de kulak kabartarak dinlerdim. Ama beş aydan beri işin içine tamamen girmiş bulunduğumuzdan şirket olarak da bu konsepte hakim olduk.
Burada sözünü ettiğimiz portal kavramı aslında bir tür web tabanlı uygulama çatısı. Siz uygulamalar yapıp portala deploy ediyorsunuz ve işin ilginç yanı burada kullandığınız framework Struts, Spring ya da JSF olabiliyor. Önyüzde sayfalarınız sadece body içinde ne varsa onlardan oluşuyor. Formlarınız, metinleriniz en üstte bir HTML konteynırı içinde bulunuyor. Liferay gibi portaller kendilerine ait veritabanlarında portletlerin konu ve ayar bilgilerini tutuyorlar, kullanıcı yönetimi için de api sağlıyorlar.
Liferay'i diğer portlallerden ayıran en önemli özelliği açık kaynak olması ve kendine ait genişletilebilirlik imkanları.
İlerleyen zamanlarda Liferay hakkında yazmaya çalışacağım.

Evdeki test makinesinde Pardus 2007.3 testleri yaparken aklıma benden çok daha fazla donanım imkanı olan kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT'a konudan bahsetmek geldi.
Fedora Core 7'ye tanıtmak için göbeğimi çatlatan Ahteros chipsetli D-link ethernet kartını otomatik tanıyınca Pardus'un başka hangi donanımları otomatik tanıyacağını merak etmiştim. Ayrıca Beryl'yi GeForce 2 gibi çok eski bir karttan çalıştırmış olması da Pardus'un öncekilere nazaran çok iyi bir durumda olduğunu düşündürmüştü.
Adem durum bu dedim. Bana yardım et. Bu Pardus'u ne bulursak deneyelim.
Kendisi de sağolsun tamam dedi.
Üç günde wirelesstan bluetootha, digital tv kartından normal tv kartına, serial ata'dan çeşit çeşit usb belleklere, webcamlerden Dual Core'a kadar ne bulduysak denedik. bu kadar testi Pardus geliştiricileri bile yapmamıştır sanırım.
Sonuç olarak Windows'un driverlarla bile tam verim alınamayan SATA'dan SCSI olarak tam verim aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir bluetooth aygıtından Motorola cep telefonuna dosya gönderdik aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir webcam'den Kopete ve Amsn üzerinden görüntülü haberleştik,
Windows'un partition'larını tanıyamadığı bir harddiski kurtardık,
Windows'a tanıtılamayan PCI ADSL, USB ADSL ve 56K modemi tanıttık,
Ve sonunda Casper Nirvana'da da tüm donanımı tanıyıp tanıyamayacağına bakmaya karar verdik. Önce Pardus 2007 ile deneme yaptık ve maalesef hiçbir şeyi görmedi. Sonra Pardus 2007.3 yükledik ve sistemde fireware hariç tüm donanımı tanıdığını gördük.
Benden sonra kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT iyice aşarak Pardus 2007.3 yüklü bir harddiski başka bilgisayarlara takıp sistemin başlayıp başlamayacağına bakmış ve 3 bilgisayarda Pardus 2007.3 yine tüm donanımı tanıyarak ve başlatma hızı olarak da bir fark göstermeyerek çalışmış.
Pardus 2007.3'ün 1991 yılından beri uğraştığım bilgisayarlarda şu ana kadar gördüğüm en başarılı masaüstü işletim sistemi ve bundan sonra göreceğim en başarılı işletim sistemleri de muhtemelen Pardus'un yeni versiyonları olacak.
Martı Genel Müdürü Nuri BESEN 20 yıllık IT tecrübesini
http://nuribesen.blogspot.com adresinden yazılımcılarla paylaşıyor.
Blogda Java developerların ender karşılaştıkları sorunlara kesin çözümler ve Sonic, Actional gibi ürünlerle temsil ettiğimiz SOA makaleleri bulacaksınız.
ANTLR entegre parser kullanılarak yapılmış harika bir LSL IDE Plugini :
Byronstar
Google'dan gelenler için yapıldığı belli bir blog metni gibi olmasın diye açıklayalım : Dünyanın en çok oynanan oyunu ve en hızlı büyüyen platformu olan
Second Life, oyun içerisinde içerisinde özelleştirilmiş objeler tasarlanmasına izin veriyor ve bu objelere Linden Scripting Language (LSL) denen dil ile kod yazılabiliyor. Second Life'ın neredeyse herşeyi open source. Sedece forumu Vbulletin ve Issue Manager Yazılımı Jira. Bunun dışında client yazılımı dahil herşey open source.

TÜBİTAK-BİLTEN tarafından teknoloji transferi yöntemiyle üretilen Türkiye'nin ilk mini gözlem uydusu BİLSAT, Rusya'dan uzaya gönderildi.BİLSAT 686 kilometre irtifadaki yörüngesine yerleşti. Uydu ilk turunu gerçekleştirerek Türkiye üzerinden ilk geçişini yaptı.
Devamı

ABD'li bilim adamları, görme özürlü kobaylara yeniden görme yeteneği kazandırmayı başardı. İnsanlara ışık, üç yıl alacak.
ABD hükümetine bağlı bilim adamları, halen üzerinde çalıştıkları bir mikroçip yardımıyla, retina çevresindeki hücreleri uyardıklarını ve buna bağlı olarak beyindeki hücrelerin de uyarılıp görme yetisinin tekrar kazandırılabildiğini açıkladı.
Devamı

Bilim ve Teknik Dergisi Kasım sayısı bayilerdeki yerini aldı.Bu ay biraz geç edinebildiğim dergide yine ilginç konular mevcut.Özellikle Ayşenur TOPÇUOĞLU'nun Sanal Yaşam adlı New Scientist çevirisi insanı oldukça düşündürüyor.
Devamı

IBM tarafından üretilen ilk PC 21. yaşını kutladı. IBM'in 5150 modeli 4.7 Mhz 8088 bir Intel işlemciye sahipti ve 16 kilobayt hafızayla çalışıyordu.
İlk PC'nin hangisi olduğuna ilişkin tartışmalara rağmen, ürettiği bilgisayara ilk kez olarak bu ismi veren IBM, PC'nin isim babası oldu. IBM aradan geçen 21 seneye rağmen hala PC üretmeyi sürdürüyor.
Devamı

Bill Gates, New York'da yapılan geliştiriciler konferansı TECHXNY'da Windows XP'nin özel bir donanım için uyarlandığı Windows XP Tablet PC Edition'ı tanıtarak kalem PC'lere yeni ve kesin bir destek verdi.
Devamı
ASPnedir?com'un kurucusu Mehmet Nuri Çankaya Linux platformunda .NET uygulamaları oluşturmak için başlatılan Mono Projesi hakkında detaylı bir yazı yazmış.
Devamı
Amerikan Özel Kuvvetler komutanlarının, ülkenin önde gelen bilim adamlarından, ‘süper askerler' geliştirmelerini istedikleri iddia edildi.
New York
AA
9 Ağustos— New York Post gazetesinin ele geçirdiği 184 sayfalık “Özel Operasyonlar Teknoloji Hedefleri” isimli bir belgeye göre, Amerikan Özel Operasyonlar Komutanlığı, bilim adamlarından, Delta Force, Yeşil Bereliler ve Donanma SAT komandoları gibi gizli birimlerde görev yapmak üzere Terminatör filmini hatırlatan bir dizi talepte bulundular. Habere göre ABD ordusu, performans artırıcı ilaçlar da istiyor.
Devamı