Yaklaşık 7 ay kadar önce çok büyük bir projede çalışmak için minimum 8 GB RAM ihtiyacı olan bir laptopa ihtiyaç duydum. Ben de almışken bari en iyisi olsun diye bir araştırmaya giriştim. Sağolsun donanım konularında bir otorite olan aziz dostum Adem Tozluyurt’un da tavsiyesi ile MSI GT680 R model bir laptop bulduk. Bu modelin R olmayanı ise ciddi anlamda hayvani bir laptoptu ve fiyatı da alternatiflerine göre çok iyiydi. Benim aldığım zamanki fiyarı : 3800 TL
Zorlu bir çabadan sonra Gold’da kalan son laptopu ben aldım ve o güne kadar edindiğim en iyi bilgisayara sahip oldum.
Cihazı hayvani yapan özellikler şunlar:
12 GB RAM
Intel’in yeni nesil i7 işlemcisi
Çift harddisk. Harddisklerden biri 120 GB SSD diğeri 7200 RPM 500 GB
15 inch 1080p led ekran
1.5 GB Nvidia GeForce 460M ekran kartı
HDMI, USB 3.0 gibi modern çıkışlar
Ayrıntılar: http://tr.msi.com/product/nb/GT680.html
İşte böyle bir laptop ile 5 ay kadar mutlu mesut şekilde çalışırken bir süre USB klavye ve fareyi algılamama, gibi önemsemediğim bazı sorunlarla karşılaştım.
Evde MSI’ı şöyle kullanıyorum:
LG’nin 23 inch Cinema 3D D2342 monitörü HDMI ile bağlı.
Klavye ve fare USB üzerinden takılı.
Zaman zaman iki masaüstü ama çoğunlukla tek masaüstü var. Bir süre 2. harddiske Pardus Kurumsal 2 ve bir süre de Ubuntu 10.04 yüklüydü.
İşte muhtemelen Ubuntu ile Windows NTFS bölümlerine yazma okuma esnasında SSD disk hasara uğramış ama bunu uzun süre anlamamışım.
Bir sabah çalışırken mavi ekran gördüm. Sistemi açmaya çalıştım ve açamadım. Windows hiç boot etmedi ama grub ekranı görünüyordu.
grub’u kaldırmaya çalıştım ama Grub kalkmak bir yana bios açılış ekranında öylece kalmaya başladı.
Bataryayı çıkarmak, kapatıp açmak gibi basit çözümlerin hiçbiri işe yaramadı. Tam o esada da müdahale etmem gereken bir projemiz vardı. Neyse ki Netbook ile projeye müdahale ettim ve sorunu giderdim ama MSI öylece kaldı. Bir süre MSI teknik servislerini aradım ama en yakın MSI teknik servisi epey uzaktaydı ve benim saat 12:00’de Televidyon çekimi için Taksim’de olmam gerekiyordu.
MSI’ı açmaya ve diskleri çıkarmaya karar verdim.
Sıradan laptoplarda harddiski çıkarmak için arka kapağı açmanıza gerek yoktur ama bu gaming laptopta her türlü müdahale teknik servis tarafından yapılsın diye devasa bir arka kapak ile RAM’ler ve diskler koruma altına alınmış ve vidalardan bir garanti kapsamında bantlanmıştı.
Garanti kapsamı diye bir kapsamın bu zamana kadar bir faydasını görmediğimden bütün prosedürleri çiğneyerek arka kapağı açtım ve harddisklerin ikisini de çıkardım.
Makine boot etti ama tabi disk olmadığından ilerlemedi. SSD harddiski takınca yine bios açılış ekranında bekliyor ve işlem yapmıyordu.
Makineyi açık bırakıp çekime gittim ve bu arada bir tane 500 GB 7200 RPM Seagate harddisk aldım. Amacım SSD’yi Acronis ile kopyalamaktı.
Eve dönünce bios’tan hızlı açılışı pasif ettim ve açılışta SSD diskin S.M.A.R.T hatası olduğunu söyleyen uyarıyı aldım ve buna rağmen F3 tuşu ile makineyi Windows’tan boot edebildim.
Fakat Intel’in SSD bakım yazılımı bu diskin arızalı olduğunu söylüyordu. Yani diske güvenemezdim.
Diski Acronis ile klonlamak işimi çözecekti. Fakat Acronis diski tanımadı ve klonlama da gerçekleşmedi.
Yeni çözüm olarak SSD’yi tamamen silip formatlamayı düşündüm. Normalde tek harddiski olan laptoplarda diski kaybederseniz geri yükleme kısmı da zedelenir ve sisteminizi kurtaramayabilirsiniz. Ama MSI’da çift harddisk olması nedeniyle sistem geri yükleme kısmı ikinci harddiskteydi ve sistemi kolayca geri yükleyebildim. Tekrar Intel SSD bakım yazılımı ile kontrol ettim ve bu sefer sorun olmadığını raporladı. Ama benim bu diske güvenim kalmamıştı. 500 GB harddiske SSD’yi klonladım ve artık böyle kullanıyorum.
Evet bir maceramızın daha sonuna geldik. Umarım sıkılmamışsınızdır. Okuduğunuz için teşekkürler.
LG Electronics'in D2342P model 3D destekli monitörü Zarakol İletişim tarafından bloggerlara inceleme için gönderildi. LG'ye Zarakol'a ve Hamza Şamlıoğlu'na teşekkür ederim.
Aslında bundan birkaç ay önce benim de katıldığım bir etkinlik ile LG tarafından Cinema 3D adlı serinin Türkiye lansmanı yapılmıştı. Bu seri içerisinde televizyonlar, monitörler ve projektörler bulunuyor.
Cinema 3D son derece başarılı bir teknoloji. Mevcut 3 boyut teknolojilerinden kalite ve fiyat farkı ile ayrılıyor. Cinema 3D serisinin en önemli özelliği 3 boyutlu görüntülerin baş dönmesi, mide bulanması gibi sorunlarını aşmış olması.
Cinema 3D teknolojisinde kullanılan gözlükler titreşimli değil, pilli değil, ağır ve hantal değil. Ekran parlaklığı son derece başarılı ve görüş açısı son derece geniş.
Sun Microsystems'in düzenlediği Sun Açık Kaynak Günleri'nde eğitmenimiz olan Sayın Ümit Vardar'ın Mac'inde kurulu Virtualbox içinde gördüğüm Opensolaris'e hayran kaldım ve bunu ben de kurmalıyım dedim.
Virtualbox da Sun ürünü olduğu için ve Linux tecrübelerime dayanarak kolayca kuracağımı sandım ama yanılmışım.
Bir kere Opensolaris'de pkg adlı bir paketleme sistemi var ve Virtualbox Guest Additions'ı yüklemek zor oldu. Bu işlem için
pkgadd -d ./VBoxSolarisAdditions.pkg
Yapmak gerekiyor.
Virtualbox Guest Additions'ı yükledikten sonra sistem hızlanıyor. Ama bu aşamaya gelene kadar çok uğraşmanız gerekebilir.
pkg sistemini Debian/Ubuntu'nun apt-get sistemine, Redhat'ın yum sistemine ve Pardus'un pisi sistemine benzetebiliriz. opensolaris.org repository'sinden programlar kurma mantığı var.
Sistem gerçek bir Unix olmasının yanında Gnome temasıyla son derece şık olmuş.
Tarihi boyunca kurumsal alanda kalan ve hep devasa şirketlere yazılım/donanım çözümleri sunan Sun Microsystems'ın bu ürünü PC kullancıları tarafından yeni bir Ubuntu gibi benimsenirse hiç şaşmam.
Evdeki test makinesinde Pardus 2007.3 testleri yaparken aklıma benden çok daha fazla donanım imkanı olan kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT'a konudan bahsetmek geldi.
Fedora Core 7'ye tanıtmak için göbeğimi çatlatan Ahteros chipsetli D-link ethernet kartını otomatik tanıyınca Pardus'un başka hangi donanımları otomatik tanıyacağını merak etmiştim. Ayrıca Beryl'yi GeForce 2 gibi çok eski bir karttan çalıştırmış olması da Pardus'un öncekilere nazaran çok iyi bir durumda olduğunu düşündürmüştü.
Adem durum bu dedim. Bana yardım et. Bu Pardus'u ne bulursak deneyelim.
Kendisi de sağolsun tamam dedi.
Üç günde wirelesstan bluetootha, digital tv kartından normal tv kartına, serial ata'dan çeşit çeşit usb belleklere, webcamlerden Dual Core'a kadar ne bulduysak denedik. bu kadar testi Pardus geliştiricileri bile yapmamıştır sanırım.
Sonuç olarak Windows'un driverlarla bile tam verim alınamayan SATA'dan SCSI olarak tam verim aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir bluetooth aygıtından Motorola cep telefonuna dosya gönderdik aldık,
Windows için driver CD'si kaybolmuş ve internette de driverları bulunmayan bir webcam'den Kopete ve Amsn üzerinden görüntülü haberleştik,
Windows'un partition'larını tanıyamadığı bir harddiski kurtardık,
Windows'a tanıtılamayan PCI ADSL, USB ADSL ve 56K modemi tanıttık,
Ve sonunda Casper Nirvana'da da tüm donanımı tanıyıp tanıyamayacağına bakmaya karar verdik. Önce Pardus 2007 ile deneme yaptık ve maalesef hiçbir şeyi görmedi. Sonra Pardus 2007.3 yükledik ve sistemde fireware hariç tüm donanımı tanıdığını gördük.
Benden sonra kıymetli arkadaşım Adem TOZLUYURT iyice aşarak Pardus 2007.3 yüklü bir harddiski başka bilgisayarlara takıp sistemin başlayıp başlamayacağına bakmış ve 3 bilgisayarda Pardus 2007.3 yine tüm donanımı tanıyarak ve başlatma hızı olarak da bir fark göstermeyerek çalışmış.
Pardus 2007.3'ün 1991 yılından beri uğraştığım bilgisayarlarda şu ana kadar gördüğüm en başarılı masaüstü işletim sistemi ve bundan sonra göreceğim en başarılı işletim sistemleri de muhtemelen Pardus'un yeni versiyonları olacak.
Uzun bir süredir devam eden evden web server açma çalışmalarımda Fedora 6'dan ve mevcut harddiskten verim alamayınca yeni bir harddisk, ilave RAM ve yeni bir işletim sistemi denemeye başladım. ADSL erişimimi 2 katına çıkarıp sınırı da kaldırdığımdan Debian 4, CentOS 5, Fedora 7, Open SUSE 10.3 ISO'larını indirip DVD'lere yazdım ve hepsinin ISO'sunu tek tek Innotek Virtual Box içinde denemeye çalıştım. Fedora 7 ve CentOS zaten aynı. Son derece yavaş yükleniyor ve beni heyecanlandırmadı. OpenSUSE ne VirtualBox'da ne Microsoft Virtual PC'de hiç açılmadı. Debian kara ekranda çok kısa sürede yüklendi. Zaten bu güne kadar Debian hiç denemediğim için onu yeni harddiske yüklemeye karar verdim.
apt-get ile epey bir boğuştutan sonra madwifi.org'daki dökümanlar ile Atheros chipsetli D-Link wireless ethernet kartımı tanıtmayı başardım.
Sıra geldi Java, Tomcat (veya Geronimo), Apache HTTP, MySQL, DNS, Apache James gibi kurulumlara. Tek sıkıntım bunları elde derlemek/kurmak istemiyorum apt-get işe yarar umarım.
ReactOS işletim sistemi 10 MB`lık boyutu ve Windows yazılımlarını çalıştırmasıyla ileride açık kaynak kodlu yazılımlar için iyi bir platform olabilir. Özellikle düşük donanım konfigürasyonlarında Embedded Windows yerine tercih edilebilir.
VMware Tools yüklenmiyor ancak VMware ekran kartı sürücülerini kabul ediyor. Denediğim birkaç uygulamadan sadece ACDSee`yi yüklemeyi ve çalıştırmayı başarabildim. Ayrıca birkaç yükleme denemesinden sonra sistem çöktü.
Zamanla sistemin oturacağını düşünüyorum fakat şu anda çoğu yerde "Not yet implement" uyarısı alıyoruz.
1) Takım tutar gibi platform tutmaz, yeniliklere açık olur, gerektiğinde bütün sistemlerini kökünden değiştirecek cesarete sahip olur,
2) Kendinden yukarıdakileri kıskanmaz takdir eder, kendinden aşağıdakileri küçümsemez, yardım eder, gereksiz ve komik alçakgönüllülük numaralarına yatmaz,
3) Öğrenmeye açık olur, "artık ben bu işi biliyorum, öğrenilecek birşey kalmadı" diye düşünmez, gerektiğinde işin içinde olmayanlardan da öğrenilecek birşeyler bulur, eleştiri ve önerilere her zaman açık olur,
4) Tek bir uzmanlık alanına saplanıp kalmaz, bilişim kültürünü olabildiğince arttırmaya çalışır, kendisine "sen bu işin uzmanısın sadece bunu bilmelisin" diyenlere aldırmaz, bilişimin uzmanlıklar arası bir disiplin olduğunu düşünür,
5) Bilgisini gerçekten iyi bilişimcilerden saklamaz, eline güvenen kartlarını açık oynar,
6) Gerçekten iyi bilişimcilerle iyi geçinir, arkadaşlıklar ve dostluklar kurar; kendini bu kisve ile tanıtmaya çalışanlarla gerektiğinde kapışır,
7) İleri görüşlü olur, geleceği koklamaya çalışır, rüzgarı yelkenlerine göre ayarlama kudreti yoksa yelkenlerini rüzgara göre ayarlamaya çalışır, ama rüzgarın kendisi olma ütopyasından asla vaz geçmez,
8) Çok çalışır, bizim bugünkü seviyemizin bizden ileridekilerle aynı seviyeye gelmesi için onlardan kat kat daha fazla çalışmamız gerektiğinin bilincinde olur.
İleriseviye'de Bilişim Dünyasındaki bayanlar hakkında güzel bir makale yazılmış. Yerli ve yabancı bayan bilişimciler hakkında kısa kısa bilgilendirmelerin bulunduğu makaleyi şiddetle öneriyorum.