Bu yazının yazıldığı tarihlerde dosya indirme, yükleme sitelerine (Megaupload, Rapidshare, Fileserve, Wupload...) ardı ardına kapatma davaları açılıyor, kullanıcı hesapları ve yüklenen dosyalar mahkeme kararları veya bu şirketlerin kendi insiyatifi (bknz ...korkusu) ile siliniyor.
ABD film endüstrisinin klasikleşmiş ismi olan Hollywood'un bu yasaklara büyük bir desteği var. İstiyorlar ki insanlar sinemalardan film izlesin ve gösterim süresi bitince Blue-Ray, DVD gibi ortamlardan ücretini ödeyerek filmleri satın alsın. Ya da sadece belli ülkelerde belli filmler için geçerli olan online film izleme sistemlerini kullansın.
Sinema sektörleşmiş bir sanat olduğundan ve büyük de bir paya sahip olduğundan ellerindeki bu büyük maddi gücü daha da fazla kazanmak için kullanması ne kadar doğrudur tartışılır.
Fakat tartışılmayacak olan insanların film izleme özgürlüğüdür.
Nasıl mı? Anlatayım:
Efendim bir süre önce Guy Ritche adında bir İngiliz yönetmen keşfettim. Bu keşife şaşırmayın çünkü Madonna ile evlenen ve filmlerinde Jason Statham'ı başrolde oynatan bir kişiyi başlangıçta hiç kaale almamıştım. Yanılmışım. Elemanımız tarzını çok beğendiğim Quentin Tarantino'ya denk uçuk kaçık filmler yapıyormuş.
Şimdi bu Guy Ritche nam keferenin filmleri sinemalarda çoktan gösterimden kalkmış 90'lı ve 2000'li yılların filmleri yani sinemada izleyemem.
E ticaret sitelerinde Blue Ray ve DVD'leri var görünüyor fakat temin edilemiyor.
TTNet'in Tivibu hizmeti adı altında duyurduğu ve içerisinde takriben 1000 kadar film olduğunu tahmin ettiğim (o kadar az yani) sigarayı bile sansürleyen filmleri arasında zaten default olarak yok.
İmdi, sinema aşkı ile dolu bu Muharrem kardeşinize hangi yasal yollar kalıyor beraberce bakalım.
1) Blue-Ray veya DVD'si bulunan bir arkadaşından ödünç istemek (seni uslu çocuk senii)
2) Yurt dışından getirtmek (olur tabi)
3) Guy Ritchie'nin kendisinden istemek (hemen gönderiyormuş fakat kargo sizden oluyor)
4) Bunu bulamadım bulursanız yorum olarak yazınız lütfen
Peki ben ne yaptım? Tabi ki premium üyeliğim olan Fileserve'den indirdim ve filmleri bir güzel izledim.
Ta ki Lock, Stock and Two Smoking Barrels filmine gelene kadar. Sıra bu filmi izlemeye gelince bu kapatma ve dosya silme olayları patlak verdi ve şu an bu filmi izlemek için o torrent senin bu torrent benim geziyorum. Azimle devam edeceğim.
Evet sinema sanatına son derece halisane bir aşk besleyen bu kardeşinizin hicran dolu öyküsünü dinlediniz. Bir başka yazıda buluşmak üzere. Esen kalınız.
Bundan bir süre önce güzide telekominikasyon şirketimiz Türk Telekom'un Motorola Xoom'u satışa sunacağını duydum ve tabi Android işletim sistemini çok beğenen ve bu konuda çalışmalar yapmaya çalışan bir kişi olarak çok mutlu oldum.
Bu güne kadar Google Nexus S hariç tüm Android cihazlarımı Türk mağaza ve operatörlerinden almayı tercih ettim. Bunun nedeni bana ulaşan "hangi cihazı alayım, hangi mağazadan alayım" gibi sorulara gerçekçi yanıtlar verebilmek içindi.
Motorola Xoom'un Türk Telekom tarafından satışa çıkacağı resmi olarak duyurulunca her sıradan vatandaş gibi 444 1 444 numaralı hattı aradım. Görevli operatör kardeşimiz gayet halisane duygularla yardım etmeye çalıştı ve bağlı bulunduğum İkitelli Türk Telekom Müdürlüğü direk telefonlarını verdi. Şartları sorduğumda da
1) En az altı aylık abone olmam gerektiği
2) Hiç ödenmemiiş faturam olmaması gerektiği
bilgilerini verdi.
Kendisinden telefonuma ait borç olup olmadığına bakamasını rica ettim ve borcumun olmadığı bilgisini aldım.
Aradan bir kaç gün geçti ve bana verilen telefon numaralarından İkitelli Türk Telekom Müdürlüğü'nü aradım. Yoğun işlerimden fırsat bulup gidip Motorola Xoom'u alabileceğimi düşünmüştüm.
İkitelli Türk Telekom Müdürlüğü'nde görevli operatör kardeşimiz halisane duygularla yardım etmeye çalıştı.
Kendilerinde Motorola Xoom olduğunu, gelip alabileceğimi söyledi.
Şartları sorduğumda da
1) En az altı aylık abone olmam gerektiği
2) Hiç ödenmemiiş faturam olmaması gerektiği
bilgilerini verdi.
Kendisinden telefonuma ait borç olup olmadığına bakamasını rica ettim ve borcumun olmadığı bilgisini aldım. (evet aynı durum)
Bu bilgiler üzerine sevine sevine İkitelli Türk Telekom Müdürlüğü'nün yolunu tuttum. Taksiye yaklaşık 30 TL bayıldıktan sonra İkitelli Türk Telekom Müdürlüğü'ne vasıl oldum.
Görevli kardeşlerimiz yine halisane duygularla yardım etmek için çabaladılar.
Bir adet yukarıda görmüş olduğunuz paket masaya geldi,
İki adet yukarıda göremediğiniz sözleşme imzaladık ve son hamleye geldik.
Motorola Xoom adlı güzelim tableti alıp çıkacakken, Türk Telekom'da görev yapan ve halisane duygularla yardım etmeye çalışan kerdeşimizin sesini duyumsadım.
-ŞÜPHELİ ALACAK GÖRÜNÜYOR!
Herhalde başkasına söyleniyor diye fazla umursamaksızın:
-Efendim ? Bana mı dediniz? diye sordum.
- Evet sizin fi tarihinden kalma 212 XXX XX XX numaralı telefonunuza ait 20 TL'lik borç görünüyor.
Tam bu esnada yaklaşık 10 Galon soğuk su tepemden aşağı boşaldı. (boşaldı evet)
-Peki bu borçtan niye haberim yok? Diye sordum. Tatmin edici bir yanıt alamadım (tatmin olmadım evet)
- Peki bunu ödeyeyim dedim.
- Vezne kapalı dediler,
- Peki hemen İnternet'ten online ödeyeyim dedim,
- Buraya yansımıyor dediler,
- Peki ne yapayım, ben size para bırakayım siz ödeyin yarın gelip imza atayım dedim,
- Olur mu beyfendi bu ne saçma bir teklif dediler,
- Peki ne yapayım dedim,
- Sözleşme burada yarın gelip parayı ödeyip alın dediler,
- Yarın gelemem müsait değilim yoğunum dedim,
- O zaman yapacak bir şey yok dediler,
Tam bu noktada gözlerim bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmedi (o kadar değil)
- Siz o sözleşmeyi alın da bana verin dedim. Orada imzam var.
Sözleşmeyi aldım ve halk arasında parça pinçik tabir edilen şekle gelene kadar yırttım. Sonra da duyulması pek mümkün olmayan bir şekilde "sizin yapacağınız işin..." şeklinde söylenen o meşhur isyanı dile gedirdim.
İşte böyle dostlar. Motorola Xoom almak isterseniz bu yazı size yardımcı olur umarım.
Türk Telekom'un bu işlerden çekilmesini ve bilişim dünyamızı kendi halinde bırakmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
2010 yılı benim için iyi geçti. Genel bir değerlendirmeyi madde madde yazacak olursam:
Bu yıl uzun bir süre büyük bir projede Spring Framwork ve Adobe Flex ile önemli çalışmalar yaptım. Gelecekonline'a çok ağırlık verdik ve iyi bir noktaya getirmek için server yenilemesinden internet hızı arttırımına kadar pekçok noktada devrimsel dönüşümler gerçekleştirdik.
Gelecekonline için Pozitif TV'de önemli yazılımcıları ve bilişim uzmanlarını ağırladığımız bir dizi program yaptık. http://goo.gl/Q5w59
Cebit 2010'da mobil uygulamalar konulu seminer gerçekleştirdik (yine Gelecekonline olarak) http://goo.gl/k2xKb
Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği'nin düzenlediği eğitimlerde Eclipse anlatmaya çalıştım,
Android ve Mobil teknolojier hakkında çok sayıda seminer gerçekleştirdim,
Gelecekonline'ın Android ve Layar uygulamalarını Android Market'te yayına aldık,
İnternet ve bilişim dünyamızın duayen isimlerinden Melih Bayram Dede'nin hazırlayıp sunduğu Technologic Programı'nda Bilişimde kariyer fırsatları ve Gelecekonline hakkında bir röportajım yayınladı, http://goo.gl/CCYlF
Hocam Nuri Besen'in yeni şirketi M2 Bilişim'e kıdemli yazılım uzmanı olarak geçtim.
2011'de yine kıymetli dostum Erol Dizdar ile Gelecekonline'ın markalaşması sürecini yönetmeye çalışacağız ve muhtemelen bu yıl içerisinde sosyal medya yetenekleri içeren yeni bir Gelecekonline versiyonunu hayata geçireceğiz,
M2 Bilişim ile özellikle kurumsal mobil uygulamalar hakkında yeni projelere başlayacağız.
Yeni yılın hepimize sağlık, mululuk, başarı, huzur ve bol kazanç getirmesini dilerim.
Çok eskiden yazdığım bir bilim-kurgu öykü çalışması
ORGANİK DÜNYA
Galaksi, etnik savaşlardan, din savaşlarından ve ideolojik savaşlardan fertlerinin üçte ikisini kaybetmişti. İnsanoğluna en büyük kaybı veren biyolojik silahlar olmuştu. Fakat bu biyolojik silah çalışmaları aynı zamanda moleküler biyoloji ve genetik hakkında çok şeyler öğretmişti.
Yirmi ikinci yüzyılın başında bilim adamlarından kurulu Genetik Yüksek Konseyi savaşların durdurulmasını sağladı ve insanoğlunun yeni ufuklara yürümesi için yeni bir rota çizdi.
Belirlenen hedeflerin büyük bir kısmı cyborgların, savaş gemilerinin ve yapay zekâ kullanan bütün inorganik makinelerin tasfiye edilmesi, bütün araç-gereçlerin, aygıtların ve makinelerin organik teknolojiler kullanılarak gen sentezlemesi metodu ile yapılmasını sağlayacak adımların atılması ile ilgiliydi.
Bazı tipler vardır,
Hangi yüzyılda yaşamış olursa olsun,
O yüzyılın en kazık en zor ve en sıradışı işini meslek tutarlar.
Kimsenin yapamadığını yapacaktır onlar.
Şiirin kazık olduğu dönemde şiir,
Müziğin kazık olduğu dönemde müzik onların işi olmuştur
İllüzyonizm kazıksa
Bu tipler illüzyonisttir emin olabilirsiniz.
Bazıları ise daha da kazık olanı seçmiştir.
Peygamberlik ilan etmiştir.
Şimdilerde peygamber çıkmamasının nedeni de,
Ya da peygamber olduğuna inananların kimse tarafından sallanmamasının nedeni de budur.
Çünkü artık peygamber olmak "kazık" değildir
Kazık olan Bill Gates olmaktır, Steve Jobs olmaktır,
Milyarlarca dolarlık şirketleri yönetmek CEO'luk mertebesine erişmektir.
Peyamber olmak için birşey yapmaya gerek yoktur.
"Ben Allah'ın peygamberiyim" dersiniz ve insanlar size gülerek "iyi o zaman Tanrı da benim" diye yanıt verirler ve olay biter.
Arkeoloji, Wikipedia'da yazdığına göre "Kazı bilimi veya kazıbilim; kazı vb. yöntemlerle ortaya çıkarılan tarihî yapıtları kültürel, sanatsal ve tarihsel yönden inceleyen bir bilimdir."
Bu kapsam İnternet'e uyarlanırsa İnternet Arkeolojisi : "İnternet Tarihini öncesi ve sonrasıyla aydınlatmak için yazılım, donanım ve ağlarda araştırma yapan; data mining gibi yöntemler kullanarak eksik ve/veya mantık örgüsü kopmuş bilgileri tamamlamaya çalışan bilim dalıdır." denebilir.
Böyle bir bilim var mı bilmiyorum ama yoksa da birgün olacağı kesin.