BİLGİNİN ANONİMLİĞİ ÜZERİNE
08 February 2005 Tuesday
İnternetin belki de en büyük sosyal getirilerinden biri bilginin özgürce paylaşılması ve bilginin aidiyetine son vermesidir.
Ne yapılırsa yapılsın soyut şeylerin sahiplenilmesi ve bunların dışavurumu gerçekleştirildikten sonra sahiplik iddiası komik kalmaktadır.
Sanat yapıtlarının diskten diske kolayca taşınmasını engellemenin, akla gelen güzel fikirlerin ikinci ve üçüncü kişilere sunulmasından sonra artık onun söyleyen kişiye ait kalmasının imkanı kalmamıştır.
Yazılımda bunun yansıması tersine mühendislik veya korsan yazılım kullanma şeklinde ortaya çıkmakdadır.Bunun önüne geçilemeyeceğini anlayanların da kaynak kodlarını tamamen açarak
"alın ne istiyorsanız yapın" veya
"alın ne istiyorsanız yapın ama kodu kapatmayın" dediklerini görüyoruz.
Bu doğrudur veya bu yanlıştır gibi bir tutum takınmak bence uygun değil.
Doğrusu neden soyut şeylerin anonimleştiğini araştırmak olmalı.Eğer bu geri dönülemez bir süreç ise ve değiştirmeye olanak yoksa bunu artislik anlamlarla felsefeleştirmenin de bir anlamı yok demektir.
Fikir hırsızlığı kavramının da anlamını yavaş yavaş yitirdiği günümüzde galiba bilginin ve ilhâmın asıl sahibinin Allah olduğunu kabul etmekten başka çare bulunmuyor.
Bu sayfa 641 kere okundu.