IBM startuplara Müşteri İnovasyon Merkezi ile destek oluyor

Sözkonusu olan IBM olunca gelişmeler hakkında blog yazmak da zor oluyor. Yüzyılı devirmiş yaşına rağmen her dem genç kalan bu bilişim devi bir süredir yenilenmeye başlıyor.

Merkezi Armonk, New York, ABD’de olan, dünyanın en büyük bilişim teknolojisi şirketidir. 410.000’i aşkın çalışanı ile 170’den fazla ülkede faaliyet göstermektedir. Faaliyet gösterdiği alanlar arasında bilgisayar ve donanım üretimi, yazılım, servis hizmetleri, sunucu servisleri ve AR-GE bulunmaktadır. Dünyada her yıl en fazla yeni patent alan şirket durumundadır.

IBM denince akla çok büyük projeler, çok büyük şirketler ve süper bilgisayarlar geliyor. Bu IBM için normal bir durum ama günümüzde küçük ekiplerin büyük işler başardığı bir çağdayız. Dünyada küçük startupların büyük işler başarmasına yardımcı olmaya çalışan IBM pekçok ülkede Client Center adıyla yüksek teknoloji merkezleri kurmuş. Büyük fikirlere sahip küçük şirketlere kapılarını açmış ve olanaklarını sunmuş.

IBM’in bu konudaki basın bülteni şöyle:

IBM Müşteri İnovasyon Merkezi ilk olarak 2009 yılında IBM Çözüm Ortaklarına destek vermek amacıyla kuruldu. Merkez 2014 yılı itibariyle faaliyetlerine tüm ekosisteme hizmet vermek ve ortak projeler yürütmek amacıyla genişletildi. İnovasyon Merkezi’ne ait konferans odası, toplantı odaları, eğitim salonları, Dijital Kulukça Merkezi ve İnovasyon Veri Merkezi bulunuyor. IBM’in farklı konulardaki uzmanları ve danışmanları tam ve yarı zamanlı olmak üzere projeler bazında İnovasyon Merkezi bünyesinde çalışıyor.

Türkiye’de farklı sektörlerde dijital dönüşümün sağlanması için sürdürülebilirlik ve rekabet avantajı sağlayan Kognitif, Bulut ve Endüstri 4.0 teknolojilerine ihtiyaç duyuluyor. IBM İnovasyon Merkezi, ekosistemin farklı paydaşlarını bu alanlarda geliştirmeyi, teknolojiyi kullanarak deneyimleyebilmelerini ve onlara inovasyon fırsatları sağlamayı amaçlıyor. IBM’in farklı araştırma merkezleri ve laboratuvarlarında gerçekleşen çalışmalar da Türkiye İnovasyon Merkezi’ne aktarılıyor, ortak çalışmalar yapılıyor. IBM İnovasyon Merkezi’nin ana amacı yenilikleri takip etmekten çok yaratan bir modeli Türkiye’de oluşturmak.

IBM Müşteri İnovasyon Merkezi, üniversiteler, girişimciler, kamu ve özel sektör kurumlarının sürdürülebilir kalkınma için inovasyon çalışmalarında bir arada yer alacakları bir yapılanma temelinin oluşturulmasını hedefliyor.

IBM İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşen başlıca çalışmalara örnekler:

  • 2015 Yılında açılan Akıllı Şehirler Laboratuvarı’nda IBM’in tüm dünyada bu alanda gerçekleşen projelerine örnekler, bunları destekleyen teknolojiler ve demolar yer alıyor.
  • 2016 yılında açılan Dijital Kuluçka Merkezi’nde “Design Thinking” ile başlayan ve tüm ürün/yazılım geliştirme süreçlerini içeren IBM Bluemix Garaj çalışmaları yürütülüyor. IBM Bulut ortamında genç girişimcilere, start-up’lara, çözüm ortaklarına ve farklı endüstrilerdeki müşterilere çalışma alanı sağlanıyor ve sürekli eğitim, danışmanlık desteği veriliyor.
  • 2016 yılında açılan IoT Lab ile IBM in IoT alanında ve endüstri 4.0’a yönelik çözümler çerçevesinde inovasyon projeleri gerçekleştiriliyor ve bu alanda çalışan girişimci ve
    start-uplar destekleniyor.
  • Bankacılık, Telekom, Kamu ve Enerji sektörlerine yönelik çözümler yine İnovasyon Merkezi’nde farklı ekosistem oyuncuları ile birlikte ele alınıyor.

Konu ile ilgili benim sorduğum bazı sorular ve yanıtları şöyle:

  • IBM Client Center Bluemix desteği ne kadar? Maddi olarak?

Program aylık 1000 $’dan 10.000$’a kadar bir yıllık Bluemix kullanım hakkı sağlıyor.

  • Kaç kişilik şirketlere destek var? Henüz şirketleşmemiş startuplara destek var mı?

Ömrü 5 yıldan daha az olan şirketlere ve 12 ay içerisinde gelirleri 1,000,000 $’dan daha az olan şirketlere destek  veriliyor.

  • Proje ile mi katılımcı olunuyor? Proje takibi nasıl yapılıyor?

Sahip oldukları startup’ın üzerinde çalıştığı proje veya fikir ile katılıyorlar.

  • Şirketler talep yaparken ne gibi evraklar getiriyorlar? Herhangi bir evrak talebi var mı?

GEP sitesinde bulunan formu doldurmaları gerekiyor.
https://www.softlayer.com/IBMGEP-application/?cm_mmc=EcoDWW-_-GEPCloud-_-apply-_-hometopbutton&cm_mc_uid=90209288654814870668298&cm_mc_sid_50200000=1487068737

  • Bir partnerlik/gizlilik sözleşmesi imzalanıyor mu?

Hayır imzalanmıyor.

 

Bu arada müşteri inovasyon merkezinde aşağıdaki gibi demolar var:

 

  • Bağlantılı İşçiler (Health & Safety): İşçilerin kıyafetleri ve ekipmanlarına monte edilen sensörler, darbe alınması durumunda olayın tespit edilmesi ve sorumlulara iletilmesini sağlar.
  • Akıllı Kahve Makinesi: Kahve makinesi ESP8266 cihazları eklenerek internete bağlanabilir hale getirildi. Böylelikle kullanıcılar Bluemix üzerindeki bir mobil uygulamadan yararlanarak ve Facebook üzerinde oluşturulan ChatBot uygulamasıyla sipariş verebilecekler.
  • Akıllı Çöp Kutusu: Bluemix entegrasyonu sağlanan ve çöp kutularına konumlandırılan sensörler sayesinde, çöp kutularının doluluk oranlarının takibine ve doluluk oranı arttığında kullanıcının uyarılmasına yardımcı olur.
  • Akıllı Kilit: Watson yüz tanıma sistemi entegre edilerek Bluemix üzerinden gönderilen komutlar ile kilit sistemini yöneterek güvenlik takibini mümkün kılar.
  • Langırt: Geleneksel langırt oyununa farklı bir yorum getirilerek entegre edilen sensörler sayesinde maçların başlangıç, bitiş, skor takibini yapar. Aldığı veriyi bluemix üzerinden tweet atarak izleyicilerle paylaşır.

En sevdiğim programlama ortamları ve dilleri

İlk defa program yazdığım 1990 yılından bu yana çok çeşitli dillerde ve ortamlarda çok çeşitli cihazlara program yazma şansım oldu. Fakat düşündüm ki bu tecrübelerimi en keyiflisi en üstte gelecek şekilde bir sıraya koyup hiç yazmamışım.
Evet işte o liste:
  1. Unity, Visual Studio, C#: Hololens
  2. Eclipse ADT, Java: Google Glass
  3. PyCharm, Python:Raspberry Pi
  4. Eclipse, Arduino: Tinylab
  5. Ve tabii ki Andriod Studio, Java ve Kotlin: Android

Teknolojik cihazlar fotoğrafı

Teknolojik cihazlar

Bu fotoğraf benim son yıllarda üzerinde çalıştığım konuların bir özeti gibi. Solda Oculus DK 2 var, ortada Google Glass, NeuroSky, Raspberry Pi Zero için yaptığım çalışma, 1Sheed, Tinylab ve sağda Microsoft Hololens.

Öndekiler solda Intel’in Curie chipli Arduino/Genuino 101, Linkit Smart 7688 Duo, Ligtht Blue Bean, Node MCU 2, Micro Python, Turta, Raspberry Pi Zero.

Tabi ki burada en önemlileri yerli çalışmalar: Tinylab ve Turta.

Diğerler cihazlar ise: “biz de nasıl adamların yaptığı gibi çalışmalar yapabiliriz” sorusuna yanıt aramak için bir nevi tersine mühendislik çalışmaları nedeniyle bende duran kendimin veya dostlarımın cihazları.

Ne yazayım?

Madem siteyi yeniledim ve blog formatına geçtim o zaman buraya günlük bir şeyler yazmak lazım sanırım.

Eskiden olsa yazacaklarım belliydi: şurada şunu yaptım, burada bunu yaptım, şurada şu işleri denedim falan… Ama bunları yazmak için artık yaşım ilerledi. Ayıptır söylemesi 40 yaşıma geldim. Bu yaşta insanın meydanı biraz gençlere bırakıp köşesine çekilmesi daha uygun olabilir diye düşünüyorum.

Ama yine de son zamanlarda nelerle uğraştığımı biraz anlatsam fena olmaz sanırım.

İzmir’in dev etkinliği Hack’n Break’de Nesnelerin İnterneti başlangıcı için bir günlük eğitim düzenledik.

Hack'n Break

Türkiye’nin en değerli oyun programcılarından değerli Gürcan Serbest hocam ile bir kurumsal oyun projesine başladık. NeuroSky, Arduino, 3D Printerlar ve oyun motorlarının birleşimi olan proje son derece heyecan verici olarak devam ediyor.

BrainWave

Ve asıl bomba da Microsoft Hololens denedim. Alışması zor ama alışınca muhteşem bir cihaz olduğunu yakından müşahade ettim.

Hololens

Neyse efendim hal böyleyken böyle.

Bu arada Youtube kanalımdan da bir türlü istendiğim abone sayısına ulaşamıyorum ve her gün ilginç yorumlar ile karşılaşıyorum ve belki Youtube kanalımı kapatabilirim.

Yok kapanmasın diyorsanız adres: youtube.com/muharremtac

WordPress ile yeni site

wordpress-logo-stacked-rgb

Yeni sitemi yaparken önceki sitelerimde yaptığım hatayı yapmayıp sıfırdan bir sistem yazmak yerine WordPress kullanmaya çalışıyorum ama ciddi korkularım olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.
Başkasının yazdığı kodlar üzerinden bir şeyler kullanmak korkusu değil bu aslında. Bu korkunun adı: ya bir şeyleri yanlış yaparsam korkusu.

Ya temaya müdahale edeyim derken sonraki sürümlerin güncellenmesini engellersem,
Ya renklere müdahale edeyim derken renk skalasını kaydırırsam,
Ya bir eklenti denerken komple sistemi uçurusam korkusu.

Yeni Blog

Server4You’dan yıllardır sorunuz olarak kullandığım sunucu hizmeti geri dönülemez şekilde çökünce hep ötelediğim WordPress’e geçme işine planlamalardan çok önce başlamaya karar verdim.

Zaten uzun zamandır bütün tanıdıklarımdan “abi şu dandik sitene bir ayar ver, güzel bir blog yap” gibisinden zılgıt yediğim için bir nevi geçişe hızlanmam konusunda bahanem oluşmuş oldu.

Neyse efendim. 2002’den beri varlığını sürdüren muharremtac.com artık yeni bir sistem ile önceki tüm yazıları kaybetmiş olarak yoluna devam edecek.

Hakkımda

1976 Bursa doğumluyum. Çocukluğum ve öğrenim hayatım Bursa’da geçti. Küçük yaştan itibaren elektrik/elektronik ile iç içe oldum. Sonra Lise başlarında 1990 yılında bir Commodore 64 sahibi oldum. O günden beri bu tip cihazlarla iç içe yaşıyorum. 2001-2007 arasında İstanbul’da Polis Memuru olarak görev yaptım. Daha çok karargah ve bilgi işlem birimlerinde çalıştım. 2007 yılından beri özel sektörde yazılım/sistem/teknoloji geliştirme ve eğitim görevlerinde çalışıyorum.